SOSYALİST
DEMOKRASİ PARTİSİ
16. Merkez Yürütme Kurulu Kararları
26 Mart 2010
16. MYK, 26.03.2010 tarihinde İstanbul’da toplandı. Toplantıya Volkan
Köse görevli, Dilay İnkaya ve Sultan Seçik mazeretli olarak katılmadı.
Gündem:
1) Politik durum değerlendirmesi
2) Bilgilendirme
3) Konferans/Kongre hazırlıkları
4) Birlik girişimleri
5) DBH
6) Yayın
7) Serbest
Kararlar:
1) Politik durum gündeminde öne çıkan başlıklar olarak Anayasa
değişiklik paketi, operasyonların başlaması ve sınıra askeri yığınak,
ABD Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komisyonunda ve İsveç
parlamentosunda Ermeni soykırım tasarılarının kabulü, ABD’deki sağlık
reformu, Yunanistan’daki ekonomik kriz, Fransa’daki yerel seçimlerde
Sarkozy’nin yenilgisi, Irak’taki seçimler değerlendirildi.
6. PM’ye Politik Durum Değerlendirmesi ve ayrı olarak Anayasa değişiklik
teklifi üzerine “12 Eylül Anayasası Çöpe 12 Eylül Darbecileri Yargı
Önüne” talebini öne çıkaran bir değerlendirme sunulması kararlaştırıldı.
2) 1 Nisan’da Ankara’da Tekel işçilerinin gerçekleştireceği merkezi
eyleme katılım kararı alındı.
3) Tekel işçilerine Genel Başkan imzasıyla gönderilen mektup SDP MYK
görüşü olarak onaylandı. (EK 1)
4) Tekel İşçilerinin 78 gün süren direnişiyle ilgili Ankara İl Örgütü
tarafından hazırlanan raporun 6. PM’ye sunulmasına karar verildi.
5) Düşünceye Özgürlük Platformunun 24-25 Nisan’da Ankara’da Hrant
Dink’in anısına düzenleyeceği İnkar ve Yüzleşme Sempozyumunun siyasi
partilere ve dergi temsilcilerine ayrılan son bölümünde SDP adına sunuş
yapılmasına karar verildi.
6) 17 Nisan’da İzmir’de Tekel ve Tariş işçileriyle birlikte düzenlenecek
panelin bilgisi verildi.
7) 4. Konferans/Kongre hazırlıkları hakkında bilgilendirme yapıldı ve
Konferans/Kongre Hazırlık Komitesinin kararlarının 6. PM’ye sunulmasına
karar verildi.
8) Birlik girişimleri hakkında bilgilendirme yapıldı ve Toplumsal
Özgürlük Platformunun 4. Konferans’a söz hakkı olarak çağrılmasının 6.
PM onayına sunulması kararlaştırıldı.
9) DBH ile ilgili olarak gelinen yeni aşama değerlendirildi ve DBH
çalışmalarına daha fazla SDP üyesinin katılabilmesi için gerekli
düzenlemelerin yapılması kararlaştırıldı.
10) 6. PM 28 Mart Pazar günü saat 10’da İstanbul il binasında şu
gündemle toplanacaktır: 1) Politik durum, 2) 4. Konferans/Kongre
sürecinin örgütlenmesi, 3) Program ve Tüzük, 4) Birlik Girişimleri ve
DBH, 5) Tekel Direnişi Değerlendirme, 6) Serbest.
Yeşim Ergün
Çağdaş Demirel
MYK üyesi
MYK üyesi
EK 1.
SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan'ın Tekel İşçilerine Mektubu:
Mektubuma 78 gün, yağmur çamur, kış kıyamet demeden
direnerek, işçi sınıfının örgütlü mücadelesinin nelere kadir olduğunu
bir kez daha gösterdiğiniz için teşekkür ederek başlıyorum.
Sizler Zonguldak maden işçilerinin görkemli
direnişinin ardından belki de son yirmi yılın en büyük işçi direnişini
gerçekleştirdiniz. AKP hükümetinin işinizi, aşınızı ve geleceğinizi
elinizden almasına sessiz kalmayarak, sistemin başkenti Ankara’nın
merkezini günlerce işgal ettiniz. Sesinizi duymak istemeyenlere inat,
sesinizi tüm Türkiye ve dünya kamuoyuna; hem de günlerce duyurmayı
başardınız. Bu vesileyle sizleri bir kez daha kutluyorum.
Tekel direnişinden partimiz şu sonuçları çıkarmıştır
ve sizlerle bu sonuçları paylaşmak istemektedir.
1) Tekel direnişi işçi sınıfımızın sermayenin
kölelik sistemine karşı son yılların en önem taşıyan direnişidir. Sizler
bu direnişle yalnızca kendi ekonomik, demokratik çıkarlarınıza yönelik
bir adım atmış olmadınız, aynı zamanda ülkedeki tüm işçilerin,
emekçilerin, ezilenlerin, horlananların çıkarlarını da savundunuz. Bu
büyük bir kazanımdır.
2) Tekel direnişi işçilerin,
emekçilerin, yoksulların, Kürtlerin, kadınların ve toplumdaki tüm
ezilenlerin bir safta, bunlara düşman olan patronların, hükümetin,
sistem partilerinin ve onların devletinin bir safta olduğunu
göstermiştir.Trabzon’dan, Samsun’dan gelen işçilerle; Batman’dan
Diyarbakır’dan gelen işçiler sistemin tüm kışkırtmalarına rağmen hiçbir
sorun yaşamadan talepler etrafında mücadeleyi büyüttüler.
3) Sizler sendikal bürokrasinin uzlaşmacı
adımlarına, devlet güçlerinin Türk-Kürt ayrımcılığı yapmak suretiyle
direnişi kırma çabalarına ve düzen partileri CHP ve MHP’nin sahte destek
açıklamalarına karşın doğru ve mücadeleci bir tutum takındınız ve başta
Tariş olmak üzere Tekel’den sonraki direnişlere örnek oldunuz. Hafta
sonu destek için gittiğim Tariş direnişinde bunu net bir biçimde gördüm.
4) Tekel direnişi tüm işçi sınıfına ve ezilenlere
cesaret vermiş ve maruz kalınan haksızlıklar karşısında “biz de
başarabiliriz” umudunun gelişimini sağlamıştır. Bunu mücadele ettiğimiz
tüm alanlarda görüyoruz.
Değerli Dost,
Bugün ülkemizde herkese yetecek zenginlik vardır.
Ancak hükümet “kaynaklar yetersiz” yalanını söylemekte, işçilerin
ekonomik haklarını gaspetmekte, Tekel’de olduğu gibi güvencesiz
çalışmaya mecbur bırakmak istemektedir. Oysa kaynak yokluğu yalandır. Bu
ülkede patronlar için, güneydoğuda dağı taşı bombalamak için kaynak
vardır da işçiler ve emekçiler için mi yoktur?
Siz hiç kaynak yok diye patronların lükslerinden
feragat ettiklerini gördünüz mü? Kaynak yok diye askeri operasyonların
yapılmadığını, tatbikatların yapılmadığını gördünüz mü? Başbakanın
bakanların makam arabalarının eski model olduğunu gördünüz mü?
Tüm bunlar önemli de işçinin, emekçinin, yoksulun
hayatı, çoluğu çocuğu mu önemsiz? Bu adalet mi? Bu insanlık mı?
Bu yalanlara hep beraber son vermeliyiz. Ülkemizde
zenginlik var ama eşitlik yok. Kimi lüks içinde yaşarken, evladına süper
lüks arabalar alırken, yurtdışında okuturken, bizler açlıkla,
yoksullukla terbiye ediliyoruz. Artık yeter!..
Biz Sosyalist Demokrasi Partisi olarak bu hak hukuk
davasında tarafız. Bizim tarafımız toplumdaki tüm ezilenlerdir.
Patronun karşısında, emek gücü sömürülen, insan
yerine konulmayan, 4-C’ye mahkum edilmeye çalışılan işçinin yanında, en
basit hak olan anadilini konuşmasına izin verilmeyen, temel insani
hakları elinden alınmış ve asker-polis gölgesinde yaşamaya maruz
bırakılmış Kürdün yanında, erkek milleti tarafından ikinci sınıf olarak
görülen, ezilen, horlanan, tacize, tecavüze uğrayan, töre cinayetlerine
kurban giden kadının yanında SDP vardır.
Taleplerimiz farklı olsa da bizler ortak bir eşitlik
ve kardeşlik dünyasının bileşenleriyiz.
Birimiz kaybederse hepimiz kaybederiz, birimiz
kazanırsa hepimiz kazanırız.
Sevgili Kardeşim,
İMF güdümlü ekonomik
politikalar ve savaş politikaları uygulanmaya devam ettiği sürece, bu
ülkede Tekel işçilerinin yaşadıkları ilk olmadığı gibi son da
olmayacaktır. Direnişimizin somut kazanımlar olmaksızın sonuçlanması
halinde sizlerden önce bu politikaların yıkıcı etkilerini yaşamış olan
sınıf kardeşlerimiz gibi siz ve sizlerden sonra binlerce işçi ve emekçi
de aynı kaderi paylaşacaktır. Dolayısıyla “Tekel
işçisi kazanırsa hepimiz kazanırız” sloganı
bugün hiçbir sınıf direnişinde olmadığı kadar anlamlıdır. Bu anlamıyla
Sosyalist Demokrasi Partisi, direnişimiz zaferle sonuçlanıncaya kadar
sizlerle birlikte mücadele etmeyi sürdürecektir. Bunun bizler için
anlamı, direnişin sokak sokak yayılmasıdır. Gerekirse yeniden AKP il
binalarının, büyükelçiliklerin işgalidir. Yine Sosyalist Demokrasi
Partisi dün olduğu gibi gelecekte de sizlerin gerçekleştireceği bütün
eylem ve etkinliklerde sizlerle birlikte olma gayret ve karalılığında
olacaktır.
Bir kez daha en derin sevgi
ve saygılarımla sizleri ve mücadelenizi selamlıyor ve başarılar diliyor,
sizleri 29 Mayıs’ta Ankara’da yapacağımız SDP 4. Kongresinde aramızda
görmek istiyoruz.
1 Nisan’da Ankara’da buluşmak üzere.
RIDVAN TURAN
Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkanı
23 Mart 2010
|