SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan:
Başbakan Çift Kişilikliliği Bırakmalıdır
11 Ağustos 2009
Başbakan bugün meclis grubunda Kürt sorununa ilişkin bir konuşma yaptı.
“Zenginlik olarak gördüğümüz farklılıkları
birbirine düşman göstermek kimin haddinedir” dedi. “Şivan Perver
Halepçe dediğinde gönül dünyamızın derinliklerine dalıyoruz” dedi.
“Şehit annelerinin Diyarbakır’da bir araya gelip kucaklaşmasına” olumlu
göndermeler yaptı ve “kardeşlik projesine gölge etmeyin” dedi. Bu esnada
bazı vekil ve bakanların ağladığı görüldü.
Erdoğan bu konuşmayı yapar vekiller de ağlarken bölgede yeni
operasyonlar sürmekte ve gençler toprağa düşmekteydi.
“Evlat acısından daha büyük acı yok. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın”
derken bizzat kendisi insanlara bu acıyı yaşattı.
“30 yıldır annelerimiz telefonun başında Kaçkar gibi, Erciyes gibi
olduğu yere yıkılıp kaldılar” derken o an anaların bu haline kendisi
neden oldu.
Başbakan bu patolojik çift kişilikliliği bırakmalıdır. Aylardan bu yana
iyi şeyler olacak laflarıyla halklarımızı beklentiye sokma ve hiçbir
somut adım atmama politikalarından uzaklaşmalıdır. “Karakolda doğru
söyleyen mahkemede şaşan Yaşar” tutumundan uzaklaşmalı, eğer “doğru”
söylüyorsa gereğini yapmalıdır.
Halklarımızı bu denli derin beklentilere sokup gereğini yapmamaya
kimsenin hakkı yoktur. Başbakan hükümete muhalif bir kimse değil,
başbakandır. Yani yürütmenin başıdır. Yani bu ülkenin istikametini
belirleyen kişidir. Bir tarafta operasyonları sürdürür, sınırlara
yığınaklar yapar ve PKK’nin tasfiyesi için kapalı kapılar ardında
pazarlıklar yaparken bir yanda grup toplantısında yaptığı gibi hamaset
yapması, barıştan, kardeşlikten dem vurması tuhaf bir takiyyecilik
örneğidir. Eğer değilse, gereğini yapmalıdır.
Gereği önce operasyonların durdurulmasıdır.
Gereği Kürt sorununu Kürtler olmaksızın çözme politikasına son
vermesidir.
Gereği
özgür tartışma ortamının sağlanmasıdır.
Gereği koruculuk başta olmak üzere tüm özel savaş birimlerini dağıtmak,
göç edenlerin yurtlarına dönmesini sağlamak ve zararlarını tazmin
etmektir.
Gereği Kürtlerin kolektif varlığını, kimliğini, dilini kabul etmektir.
Gereği demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bir anayasa yapmaktır.
Gereği genel siyasi af ilan etmektir.
Hamasete gerek yoktur. Başbakan ya yaptığını savunmalı ya da savunduğunu
yapmalıdır.
|