SDP GENEL BAŞKANI RIDVAN TURAN:

BU SALDIRI TÜM ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİNEDİR

13 Nisan 2010 

  

Kapatılan DTP’nin Genel Başkanı Ahmet Türk’e Samsun’da Adliye önünde yapılan saldırı, yalnızca Kürt halkına değil, Türkiye’nin tüm özgürlük ve demokrasi güçlerine bir saldırıdır. Polisin seyrettiği, Valinin anında “bireysel” olduğuna karar verdiği saldırının planlı ve organize olduğu, bu faşist saldırıya zeminin devlet tarafından hazırlanmış olduğu gün gibi ortadadır.

Ahmet Türk’ün BDP’li milletvekilleriyle birlikte izlediği dava, Muş’un Bulanık ilçesinde geçen Aralık ayında DTP’nin kapatılmasını protesto eden halka ateş açarak iki kişinin ölümüne neden olan ve çevrede JİTEM işbirlikçisi olarak bilinen Turan Bilen’in ve kardeşinin yargılandığı dava, “güvenlik” gerekçesiyle Muş’tan Samsun’a alınmış bir davadır. Gazi davası gibi, Uğur Kaymaz davası gibi örneklerde açıkça görüldüğü gibi, “güvenlik” gerekçesiyle başka illere alınan davalar, duruşmaların “güvenli” bir biçimde yapılmasına değil, duruşmaları gözden ırak tutmak için mağdur yakınlarının ve savunucularının “güvenliklerini” tehlikeye atmaya hizmet etmektedir. Bu uygulama belirli davalarda bir devlet politikası haline getirilmiştir. Samsun’da Ahmet Türk’e yapılan saldırı, bu devlet politikasının doğrudan sonucudur.

Samsun Valisinin saldırının hemen ardından olayın bireysel olduğunu açıklaması, devletin bu saldırının arkasında olanları ortaya çıkarmak gibi bir girişimde bulunmaya niyetinin olmadığını göstermekten başka bir anlama gelmemektedir.

Ahmet Türk’e yapılan saldırı barışa ve halkların kardeşliğine yapılmış ırkçı bir saldırıdır. Barıştan ve halkların kardeşliğinden öcüden korkar gibi korkan çevrelerin hangi çevreler olduğu iyi bilinmektedir. Bu saldırıyı düzenleyenler ve planlayanlar kadar seyredenler ve üstünü örtmeye çalışanlar da aynı sorumluluğu paylaşmaktadır.

Ahmet Türk’e ve onun şahsında Kürt halkına yapılan saldırıyı kendimize yapılmış sayıyor ve şiddetle kınıyoruz.